Omicron varyantının kökenine ilişkin ABD’li profesörden açıklama: Farelerde ortaya çıktı

omicron-varyantinin-kokenine-iliskin-abd’li-profesorden-aciklama:-farelerde-ortaya-cikti

Omicron varyantının kökenine ilişkin ABD'li profesörden açıklama: Farelerde ortaya çıktı

ABD’li profesör Kristian Andersen’e göre, dünya çapında paniğe neden olan Omicron varyantı, kemirgenlerde evrimleşti. Corona virüsün insanlar ve fareler arasında ileri geri atladığını (ters zoonoz) belirten Andersen, Omicron varyantındaki mutasyonlardan bazılarının farelerde de bulunduğunu söyledi. Diğer taraftan bilim insanları, şu anda yaygın olarak varyantın bir hayvandan ziyade bağışıklığı baskılanmış bir AIDS hastasında ortaya çıktığına inanıyor. Ancak, bu durum kanıtlanmadı.

Geçen hafta, Güney Afrikalı bilim insanlarının, dünyayı uyarmasının ardından dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar Omicron varyantının kökenlerini arıyor.
Şimdiye kadar, Omicron varyantının başak proteinlerinde, 32 mutasyon bulundu. Bu yüzden uzmanlar, yeni varyantın virüsün diğer türlerine göre hem daha bulaşıcı olacağından  hem de aşıların etkisiz hale geleceği konusunda endişe ediyor.
Bununla birlikte, Omicron’un bilim insanları tarafından gözlemlenmeden karanlıkta etkili bir şekilde evrimleştiği ve geçen yılın ortasında Alfa ve Delta gibi diğer varyantlardan evrimsel terimlerle ayrıldığı da son günlerde gün ışığına çıktı.
Hakim teori, Omicron’un, muhtemelen teşhis edilmemiş AIDS’li, bağışıklığı baskılanmış bir hastada kalıcı bir enfeksiyonda ortaya çıktığı yönünde.. Çünkü bu durum, virüsün hastanın bağışıklık sistemine uyum sağlamak için çok sayıda mutasyona neden olacak zamana sahip olmasını sağlayabilir.
Ancak, ABD’nin California eyaletinde ye alan Scripps Araştırma Enstitüsü’nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Prof. Dr. Kristian Andersen, Omicron olacak corona  virüsün, enfekte bir insan virüsü onlara geçirdikten sonra, kemirgenlerde evrimleşmiş olabileceğini teorileştirdi.
Bu teori, Omicron’un neden evrim dalından ayrılıp 2020’nin bir noktasında ‘ortadan kaldırıldığını’ ve çoğu daha önce hiç görülmemiş çok sayıda olağandışı mutasyonla popülasyona yeniden girdiğini açıklyor.
Profesör Andersen’ın bildirdiğine göre Omicron’un varyantı, insanlara geri dönmeden ve  ‘ters zoonoz’ adı verilen bir süreçte diğer insanlara hızla yayılmadan önce, ağır mutasyona uğramış doğasıyla sonuçlanan hayvan konakçıyı enfekte etmek için adapte oldu.
Andersen teoriyi, Omicron’un geçen yılın ortasında diğer Covid türevlerinden ayrılmasına rağmen, genomik örneklemenin bu yıl Ekim ayında insanlarda dolaşmaya başladığını öne sürdüğü gerçeğine dayandırdı.
Andersen, Omicron varyantının zoonik yani  hayvan temelli bir kökeni tercih olduğunu; çünkü “bağışıklığı baskılanmış hasta(lar)da bu uzun süre boyunca tespit edilmemiş dolaşımın  pek olası görünmediğini söyledi.
Diğer taraftan,  Omicron varyantına ait birkaç mutasyonunun fare ve hamster gibi kemirgen türlerinde de keşfedildi.
Profesör Andersen, birçok bilim adamının Omicron’un HIV hastası gibi bağışıklığı baskılanmış bir kişiden geldiği sonucuna varmasına rağmen, aramak için çok erken olduğunu da sözlerine ekledi:
“Bu kesinlikle mümkün olsa da, durumun böyle olduğunu gösteren herhangi bir veriye sahip değiliz. Tüm hipotezleri açık tutalım” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, teori hakkında soru sorulduğunda birçok bilim insanı bağışıklığı baskılanmış hasta teorisini hâlâ desteklediklerini söyledi.
Doğu Anglia Üniversitesi’nden bir mikrobiyolog olan Profesör David Livermore, Omicron’un bir süre önce atalarından ayrıldığını kabul ederken, varyantın mutasyona uğramış doğasının kökeninin muhtemelen bağışıklık sistemi baskılanmış bir hasta kaynaklı olduğunu aktardı:
“Omicron, atalarından çok uzak ve çoklu değişikliklerin alışılmadık bir kombinasyonuna sahip. Örneğin kronik olarak enfekte, bağışıklığı baskılanmış bir hastada, çıkmış oolması daha olasıdır.’
Warwick Tıp Okulu’nda virüs uzmanı olan Profesör Lawrence Young ise  Omicron ve mutasyonlarını anlamanın çok erken günlerinde olduğumuzu söyledi:
“Bu insanlar istedikleri kadar modelleme yapabilirler, ancak bunu virüsün biyolojik davranışını tahmin etme girişiminde kullanmak, en iyi ihtimalle çok spekülatif. Bu mutasyon kombinasyonunun bulaşıcılık ve bağışıklıktan kaçınma için gerçekten ne anlama geldiğini tahmin etmek çok zor.”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on reddit
Share on digg
Share on vk