Omicron varyantının bulaşma katsayısı ve yeniden enfeksiyon riski ne kadar?

omicron-varyantinin-bulasma-katsayisi-ve-yeniden-enfeksiyon-riski-ne-kadar?

Omicron varyantının bulaşma katsayısı ve yeniden enfeksiyon riski ne kadar?

Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 89 ülkede tespit edilen Omicron varyantının vakaları dünya genelinde artmaya devam ederken, bilim insanları endişe veren varyantı anlamak için kıyasıya yarışıyor. İngiltere’de yapılan yeni bir çalışma, Omicron vakalarının her iki günde bir ikiye katladığını ve bulaştırma katsayısının (R) 3 olduğunu gösterdi. Bilim insanları aynı zamanda, Omicron varyantı ile yeniden enfeksiyon riskinin Delta varyantından 5,4 kat daha fazla olduğunu ve iki doz aşının koruyuculuğunun yüzde 0 ile yüzde 20 arasında kaldığını açıkladı.

İngiltere’deki Imperial College of London Üniversitesi tarafından yapılan son çalışmada, Omicron varyantının, geçmiş enfeksiyondan veya iki aşı doz aşı ile elde edilen bağışıklıktan büyük ölçüde kaçtığı görüldü.
Imperial College London müdahale ekibinin yeni raporu, Omicron varyantı ile yeniden enfeksiyon riskinin Delta varyantından 5,4 kat daha fazla olduğunu gösterdi. Bu durum, geçmiş Omicron enfeksiyonun ardından, yeni Omicron enfeksiyonuna karşı korumanın yüzde 19 kadar düşük olabileceği anlamına geliyor.
Araştırmacılar, İngiltere’deki Omicron vakalarının yayılımını takip etmek amacıyla, 29 Kasım ve 11 Aralık 2021 tarihleri ​​arasında Covid-19 testi yapılan hastaların PCR testi verilerini kullandı.
Çalışma, bir S geni hedef yetmezliği (SGTF) nedeniyle Omicron enfeksiyonuna sahip olduğu belirlenen kişilerin yanı sıra Omicron enfeksiyonunu doğrulayan genotip verileri olan kişileri içeriyor. Genel olarak, S geni hedef yetmezliği olmayan (başka bir varyantla enfekte olması muhtemel) 196 bin 463 kişi, 122 bin 63 Delta ve bin 846 Omicron vakası analize dahil edildi.
Çalışma ilk önce Omicron olmayan (çoğunlukla Delta) vakalara kıyasla Omicron için pozitif testlerle ilişkili faktörlere baktı. Sonuçlar, Omicron’un tüm Covid-19 vakaları arasındaki oranının, hem S-geni hedef yetmezliği hem de genotip verilerinden tahmin edilen, 11 Aralık’a kadar her 2 günde bir ikiye katlandığını gösterdi.
Bilim insanları bu sonuçlara dayanarak, Omicron’un bulaşıcılık kat sayısının (R) çalışılan süre boyunca 3’ün üzerinde olduğunu açıkladı.
Bununla birlikte uzmanlar, Omicron’un yeniden enfeksiyon oranları üzerindeki etkisini değerlendirmek için genotip verilerini kullandı.
Aşı durumu, yaş, cinsiyet, etnik köken, asemptomatik durum, bölge ve numune tarihini kontrol edildiğinde Omicron varyantının,  Delta’ya kıyasla 5,40 (%95 GA: 4.38-6.63) kat daha yüksek yeniden enfeksiyon riski ile ilişkilendirildi. Mevcut çalışmada tahmin edilen yeniden enfeksiyon riski, bu korumanın bir Omicron enfeksiyonuna karşı yüzde 19’a (%95 GA: %0-27) düştüğünü gösterdi.
Diğer taraftan, çalışmanın yazarları, ikinci aşı dozlarının üzerinden iki veya daha fazla hafta geçmiş olan ve destekleyici dozlarının (AstraZeneca/Oxford ve Pfizer/BioNTech aşıları için) üzerinden iki veya daha fazla hafta geçmiş olan kişilerde Delta’ya kıyasla semptomatik bir Omicron vakası geliştirme riskinin önemli ölçüde arttığını buldu.
Delta varyantından semptomatik enfeksiyona karşı aşı etkinliği için kullanılan tahminlere bağlı olarak, bu, semptomatik Omicron enfeksiyonuna karşı iki dozdan sonra  yüzde 0 ila yüzde 20 arasında ve bir destekleyici dozdan sonra yüzde 55 ila yüzde 80 arasında aşı etkinliği tahminlerine dönüştü.
Konuya ilişkin açıklama yapan Imperial College London’dan Prof. Dr.  Neil Ferguson, “Bu çalışma, Omicron’un hem enfeksiyon hem de aşılama yoluyla verilen önceki bağışıklıktan ne ölçüde kaçabileceğine dair çok önemli ölçüde daha fazla kanıt sağlıyor. Bu bağışıklık kaçırma seviyesi, Omicron’un halk sağlığı için büyük, yakın bir tehdit oluşturduğu anlamına geliyor” dedi.
Imperial College London’dan Prof. Dr  Azra Ghani ise şunları söyledi:
“Omicron’a karşı yeniden enfeksiyon riskini ve aşı etkinliğini ölçmek, Omicron dalgasının olası gelecekteki yörüngesini anlamamıza; aşılamanın ve diğer halk sağlığı müdahalelerinin potansiyel etkisini modellemek için çok önemlidir.”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on reddit
Share on digg
Share on vk