Kaymaklı Yer Altı Şehri turistleri gizemli yolculuğa çıkarıyor

kaymakli-yer-alti-sehri-turistleri-gizemli-yolculuga-cikariyor

Kaymaklı Yer Altı Şehri turistleri gizemli yolculuğa çıkarıyor

Kapadokya’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden Kaymaklı Yer Altı Şehri, her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok turisti ağırlıyor. Yerin altına inşa edilen yapılar ören yerlerinden farklı olmasıyla da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Kapadokya bölgesini ziyaret eden turistler, Nevşehir’e 20 kilometre mesafedeki Kaymaklı Yer Altı Şehri’nde farklı bir deneyim yaşayıp, binlerce yıllık tünellerde adeta zaman yolculuğuna çıkıyor.
Tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri ile tanınan Kapadokya’da yerli ve yabancı konuklar, arasında gezinti yaptıkları peribacalarını sıcak hava balonları ile kuş bakışı izleyebildikleri gibi yer altı yerleşim merkezlerine de ilgi gösteriyor.
Bölgedeki ziyarete açık 9 yer altı şehrinden en çok ilgi gören Kaymaklı Yer Altı Şehri, bu yılın 10 aylık döneminde 266 binden fazla turisti ağırladı.
Kaymaklı Yer Altı Şehri’ni gezmek isteyen turistler, Hititler döneminde tüf kayaların oyulması ile yapılan tünellerden geçiyor.
İnsan boyundan alçak tünellerden aşağılara inildikçe ulaşılan katlardaki erzak depoları, su mahzenleri ve odalar, ziyaretçileri adeta büyülüyor.
Turist rehberi Levent Yüce, yer altına doğru farklı büyüklüklerdeki 8 kattan oluşan yerleşim alanının 5 katının ziyarete açık olduğunu söyledi.
Kaymaklı beldesinde yer üstünde yaşamın sürdüğünü dile getiren Yüce, yer altındaysa binlerce yıl önce insanların el yordamıyla kayaları kazarak ortaya çıkardıkları, tünellerle birbirine bağlı bir yerleşim yerinin bulunmasının misafirler açısından cezbedici olduğunu vurguladı.
Sonbahar döneminde daha çok Rus ve Ukraynalı turistlerin geldiğini belirten Yüce, şöyle konuştu: “Hititler döneminde, savaş zamanlarında sığınak olarak kullanılmış, erken dönem Hristiyanları tarafından sonraki süreçlerde saklanmak için diğer alt bölümler yapılmış. O dönem iki farklı dünya var. Barış halindeyken yer üstündeki evlerinde yaşıyorlar, savaşta yer altı şehirlerine sığınıyorlar. Roma döneminden sonra sabit sıcaklıkta olduğu için yöre halkı tarafından erzak depoları gibi kullanılmış” dedi.
Yüce, yer altı şehrinin 1961’de yapılan temizlik çalışmalarının ardından 1964’te ziyarete açıldığını belirtirken, “Erzak alanları, su kuyuları ve havalandırma alanları var. İçeride ortak yaşamsal alan sürmüş. Alanın tamamı ziyarete açılsa gezmek yarım günü alır. Burası yer altına inşa edilmiş farklı bir dünya, ören yerlerinden ayrı bir yapı olduğu için ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Hafta sonları 4-5 bin kişi geliyor” diye konuştu.
Bolivyalı turist Shaldo Alicia daha önce fotoğraflarını gördüğü yer altı yerleşim alanını çok merak ettiği için beldeye geldiğini belirterek, “Geçmiş dönemdeki insanların kayaları oyarak burayı imar etmiş olduğunu düşündüğümde çok ilgi çekici buluyorum. Burayı herkes görmeli. Ülkeme döndüğümde arkadaşlarıma bu kusursuz yapıyı anlatacağım” şeklinde konuştu.
Eskişehir’den eşiyle gelen ve yer altı şehrini gezen Adem Eski de hayal ettiğinden farklı bir manzara ile karşılaştığını ifade ederek, geçmişte yer altında insanların yaşadığı alanda dolaşıyor olmanın ilginç bir his uyandırdığını söyledi.
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on reddit
Share on digg
Share on vk