Dünyada son 125 yılın en iyi 25 kitabı

dunyada-son-125-yilin-en-iyi-25-kitabi

Dünyada son 125 yılın en iyi 25 kitabı

New York Times, dünyanın en iyi kitabını belirlemek için oylama başlattı. İşte 25 kitabı oylamaya açan NY Times’a göre dünyada son 125 yılın en iyi kitapları..

İngiliz yazar George Orwell tarafından yazılan ve ilk olarak 1949’da yayımlanan kitap, günümüz siyasetinde hala yankı uyandırıyor.
Anthony Doerr tarafından yazılan ve 2014’te yayımlanan Pulitzer Ödüllü kitap, II. Dünya Savaşı sırasında işgal altındaki Fransa’da yolları kesişen Marie-Laure adlı gözleri görmeyen bir Fransız kız ile Werner adlı bir Alman çocuğun hikayesini konu alıyor.
Toni Morrison’ın 1987’de yayınlanan bu kitabı, okuyucuları köleliğin neden olduğu zihinsel ve fiziksel travma hakkında eğitmeye yardımcı oluyor.
Joseph Heller’in 1961 tarihli ‘Catch 22’ kitabı, savaşın ve insan varlığının absürdlüğünü eleştiriyor.
J.D Salinger tarafından yazılan 1951 tarihli bu klasik, “modern zamanların başyapıtı” olarak değerlendiriliyor. Kitap, Holden Caulfield’ın okuldan atılmasıyla başlayan süreci Holden’ın ağzından anlatıyor.
E.B. White’ın bir örümcek, küçük bir kız ve bir domuz hakkındaki kitabı 1952’de yayımlandı ve çocuk edebiyatının temel dayanağı haline geldi.
John Kennedy Toole tarafından yazılan ve 1980’de ölümünden sonra basılan tek kitap olan ‘A Confederacy of Dunces’, 1981’de Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Kitap, obur, aksi, tembel, bencil bir kişinin hayat hikayesini anlatıyor.
J.R.R. Tolkien’ın kitabı 1954’te yayımlanırken, çekilen filmlerin ardından kitap dünya çapında büyük bir üne kavuştu.
Rohinton Mistry’ın 1995 yılında yayımlanan romanı Hindistan’da 1975’te ve  1984’te The Emergency kargaşası sırasında “kimliği belirsiz bir şehirde” geçiyor ve farklı geçmişlere sahip dört karakterin hayatını anlatıyor.
A Gentleman in Moscow, Amor Towles’ın 2016 tarihli bir romanıdır. 1922 yılında Kont Aleksandr İlyiç Rostov’un Bolşevik mahkemesi tarafından yargılanarak suçlu bulunmasını konu alan kitap, uzun süre en çok satanlar listesinde yer almıştı.
Margaret Mitchell’in 1936’da yayınlanan bu romanı her zaman en çok satan kitaplar arasında yer alırken, kitap tiyatro oyunları ve film olarak dünya çapında bir ün kazandı.
John Steinbeck tarafından yazılan ve 1939’da yayımlanan bu kitap, 1920 Büyük Buhran sırasında Dust Bowl’da sıradan insanların karşılaştığı sıkıntıları anlatıyor.
F. Scott Fitzgerald’ın 1925’te yayımlanan kitabı, hayali West Egg kasabasında, romanın ana karakteri, gizemli genç milyoner Jay Gatsby ile saplantılı şekilde aşık olduğu Daisy Buchanan arasında geçen olayları anlatıyor.
Kanadalı yazar Margaret Atwood’un 1986 tarihli kitabı, Amerika Birleşik Devletleri’nin parçası olan bir distopyadaki totaliter toplum hayatını konu alıyor.
J.K Rowling tarafından 1997 yılında yazılan bu kitap, dünyanın en çok satan kitapları arasında yer alırken, çekilen film serisi sebebiyle dünya çapında ün kazandı.
Amerikalı yazar David Foster Wallace’ın 1996 yılın da yayımlanan romanı Infinite Jest, alışılmamış bir anlatı yapısına sahip yapısıyla dikkat çekiyor. Kitap, kendi dipnotları olan yüzlerce kapsamlı son not içerir.
Harper Lee’nin 1960 yılında yayımlanan kitabı ırk eşitsizliğini inceliyor.
Yazar Hanya Yanagihara, eleştirmenler tarafından tam not alan kitabında hayatımızın geri kalanını yaşamak için geçmiş travmalarımızı nasıl taşıdığımız sorusunu inceliyor.
Vladimir Nabokov’un ilk olarak 1955’te Fransa’da yayımlanan bu kitabı, genç bir kıza takıntılı bir adamın zihninin içine bir bakış sunuyor.
1985 yılında yayımlanan kitapta Larry McMurtry, kovboy efsanesine eleştiride bulunuyor.
Gabriel García Márquez’in 1970 yılında yazılan kitabı, 100 yılı aşan bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Kitapta, zengin detaylar ve mizahla kısa sürede halkın beğenisini kazandı.
2018 yılında yazılan kitap, ağaçlarla ilgili benzersiz yaşam deneyimleri onları ormanların tahribatına değinmek için bir araya getiren dokuz kişinin hikayesini anlatıyor.
1989 yılında yayımlanan kitap, John Wheelwright ve en iyi arkadaşı Owen Meany’nin 1950’ler ve 1960’larda küçük bir New Hampshire kasabasında büyüme hikayelerini anlatıyort.
1943’te ABD’de yayımlanan otobiyografik roman, 20. yüzyılın ilk yirmi yılında Williamsburg, Brooklyn, New York City’de yaşayan yoksul bir kız ve ailesini konu ediniyor.
İrlandalı yazar James Joyce’un 1922’de yayımlanan modernist romanı Ulysses adını Homeros’un ünlü destanlarından Odysseia’nın latincesinden almıştır. Kitapta, destan ve roman arasında karakterler açısından benzerlikler bulunuyor.
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on reddit
Share on digg
Share on vk