“16’sında milli, 18’inde şampiyon, 22’sinde dünya yıldızı, 26’sında efsane, 31’inde kokainman, 44’ünde ağır yaralı…

“16’sinda-milli,-18’inde-sampiyon,-22’sinde-dunya-yildizi,-26’sinda-efsane,-31’inde-kokainman,-44’unde-agir-yarali…

“16'sında milli, 18'inde şampiyon, 22'sinde dünya yıldızı, 26'sında efsane, 31'inde kokainman, 44'ünde ağır yaralı...

Arjantin’in fakir mahallelerinin birinde 30 Ekim 1960 tarihinde doğan Maradona’nın, gün gelip futbol tarihine ismini altın harflerle yazdıracağından kimsenin haberi yoktu. Fakat Maradona her şeyden haberdardı. Bir röportajında ‘’Ben futbol için doğdum, anneme bir ev alacağımı, dünya kupasını kazanacağımı ve dünyayı gezeceğimi biliyordum’’ dedi. Maradona’nın futbol efsaneliğinden, kokainmanlığa kadar uzanan hikayesi…

10 yaşında mahallede top oynarken keşfedilen Maradona, daha sonra mahalle kulübünde amatör olarak oynamaya başladı. 16 yaşında Arjantinos Junior ile ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı. Maradona için her şey yeni başlıyordu… 16 yaşında ilk profesyonel maçına çıkan Diego, ileri uçta kendini gösterdi. Maradona parıldamaya başlamıştı…
1978 Dünya Kupası maçlarından sonra Milli Takım kadrosuna alındı. Milli takıma seçilmesiyle birlikte artık Avrupa arenasında da boy gösteren uluslararası bir oyuncu, bir yıldızın yükselişi başlıyordu. Beckenbaur ve Cruyff gibi yıldızlarla ismi yan yana gelmeye başlamıştı. 1979 ve 1980 yıllarında, Yılın en iyi Güney Amerikalı oyuncusu seçildi.
1981 yılında ülkesinin en meşhur takımlarından olan Boca Juniors’a transfer oldu ve Arjantin Lig’ini kazandı. 1982’de kazandığı şampiyonlukla beraber, dünyanın en büyük kulüpleri de Maradona’ya teklifler yapmaya başlamıştı. Ancak Arjantin Futbol Federasyonu tarafından 1982 Dünya Kupası sonuna kadar ülke dışına transfer edilmesi yasaklandı. 1982 Dünya Kupası’ndan sonra Maradona rekor bedelle Barcelona’ya transfer oldu. Barcelona o döneme göre 5 milyon Euro ödeyerek dünyanın en pahalı oyuncusunu transfer etti.
1983 yılında Barcelona İspanya Kral Kupası ve ve İspanya Süper Kupası’nı kazandı. Maradona’nın Barcelona ile çıktığı Atletic Bilbao maçında ayak bileği kırıldı. O maçta, Maradona’ya yapılan müdahale sonrasında maçta büyük bir kavga çıktı. Sakatlık sonrasında futbola geri dönen Maradona 58 maçta 38 gol attı fakat Barcelona başkanı ile anlaşmazlıkları sonucu 1984 yılında 6.4 milyon Euro karşılığında efsanesi olacağı Napoli’ye yeni bir rekorla transfer oldu.
Maradona Napoli formasıyla  tüm kulvarlarda 259 maçta forma giydi ve 115 gol attı.
Napoli, Maradona sayesinde ligdeki güçlü takımlarla mücadele edebilecek seviyeye ulaşırken, bu dönemde 2 lig şampiyonluğunun yanı sıra birer kez UEFA Kupası, İtalya Kupası ve İtalya Süper Kupası kulübün müzesindeki yerini aldı.
Napoli’de oynadığı zamanlarda Milan’ın sahibi Berlusconi’nin onu transfer etmek istemesi hakkında konuşan Maradona:
“Her şeye razıydı. Ne istersem onu alacaktı ve bu herkes tarafından duyulmuştu. Bunun üzerine Napoli Başkanı Ferlaino o zamanların şartlarında yeryüzünde sadece bende olan siyah bir Ferrari F40 aldı.  Daha piyasada olmayan arabaları istiyordum getiriyorlardı. Hatta Napoli şampiyon olduğunda para muslukları ardına kadar açılmış henüz İtalya’da bulunmayan bir Mercedes Benz Cabriolet getirmişlerdi” dedi. 
”Arabayı gördüğümde hayran kaldım ve anahtarı istedim. Araba her şeyi ile mükemmeldi ama baktım ki vites otomatik arabadan inip anahtarı geri verdim. Bu otomatik vitesli dedim ‘Evet otomatik son model’ dediler teşekkür ettim, evime girdim, otomatik vitesli arabalardan hoşlanmıyordum. Şimdi düşünüyorum da, ne çılgınlık!” diye ekledi.
1986’da Arjantin’le İngiltere arasından oynanan çeyrek final maçı ise Dünya tarihine geçti. Maradona’nın meşhur ‘Tanrı’nın eli’ golü ise hala hafızalarda. Herkes Tanrı’nın elini futbolun içinde bir olay olarak görse de Maradona İngiltere’yi 2-1 yendiklerini o maçtan sonra yaptığı açıklamada şu sözlere yer vermişti:
“Bu maç bizim için bir final gibiydi. Çünkü, bir takıma karşı değil, bir ülkeye karşı kazanmış olacaktık. Maçtan önce futbolun Falkland Savaşı’yla ilgisi olmadığını söyleyip duruyorduk, ama orada birçok Arjantinli çocuk ölmüştü; onları kuş yavruları gibi öldürmüşlerdi. Bu bir rövanş olacaktı, sanki Malvinas’ın intikamını alacaktık. Yaptığımız röportajlarda hepimiz, bunları birbirine karıştırmamak lazım; futbol ve politika ayrı şeylerdir diyorduk, ama yalandı hepsi, düpedüz yalan! işte bunun için, sanırım attığım gol, golden öte bir şeydi.”
1986 Dünya Kupası’nı kazanan Arjantin’de Maradona turnuvanın hem kaharamı hem de İngiltere’ye attığı gol yüzünden kötü adamı oldu.
Napoli’nin ardından Sevilla, Newell’s Old Boys ve son olarak da eski takımı Boca Juniors’ın formasını giyen Maradona, 1997 yılında aktif kariyerini noktaladı.
Formasını giydiği takımlarda tüm kulvarlarda 588 maça çıkan Maradona, 312 gol kaydetti.
Maradona’nın uyuşturucu sorunu, 1991’de kamuoyuna yansıdı. 1991 yılında bir İtalya Lig’i maçı sonrası rutin bir doping kontrolünde kokain kullandığı ortaya çıkan Maradona, Arjantin’e dönüşünde de polis tarafından uyuşturucu bulundurduğu gerekçesiyle göz altına alındı. 
Maradona, 1994 Dünya Kupası’nda oldukça iddialıydı, ancak 94 Dünya Kupası da Maradona için beklenmedik şekilde kısa sürdü. Yasak madde kullandığı tespit edilen Maradona şampiyonadan men edildi ve 15 ay ceza aldı.
Futbolu bıraktıktan sonra sağlık problemleri yaşayan Maradona, uyuşturucuya bağlı olarak kalbinden geçirdiği rahatsızlığın ardından Küba’da 22 aylık bir tedavi gördü. Tedavinin ardından bir trafik kazası geçiren Maradona dizinden ufak bir operasyon geçirdi.
Arjantinli efsane futbolcu Diego Armando Maradona 25 Kasım 2020’de 60 yaşında yaşamını yitirdi.
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on reddit
Share on digg
Share on vk